Çarşamba , 30 Temmuz 2014

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

Çocuğunuzu korumaya çalışırken aslında ona zarar verebiliyor olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Ona boyundan büyük işler vermek ve sonunda “Yapamadın – başaramadın” demek ya da yalnız hiçbir şey yapmasına izin vermeyip her an yanında olarak maalesef çocuğunuzu “öğrenilmiş çaresizliğe” itiyor olabilirsiniz. Psikolog Gülhan Ertem birçoğumuzun bilmediği ama yaşadığı öğrenilmiş çaresizlik konusunda bilgi veriyor.

Öğrenilmiş çaresizlik, genelde kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar yapsa da olayların kendi kontrolünde olmadığını, o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.

Öğrenilmiş çaresizlik psikoloji biliminin üzerinde uzun bir süre araştırma yaptığı konulardandır. İlk olarak Martin E. P. Seligman tarafından tanımlanmıştır. Kişilerin kontrol edemediği olumsuz olaylarla karşılaşması ile ortaya çıkan çaresizlik duygusu ve motivasyonsuzluk için kullanılan bir terimdir.

Hayatımızda bazen karşılaştığımız gerçek çaresizlikler ile öğrenilmiş çaresizlik aynı durum değildir. Gerçekten çaresiz olmadığımız halde, çaresiz olduğumuzu zannederek, çözebileceğimiz bir sorunumuzu çözmek için hiçbir şey yapmamayı öğrenmişsek ‘öğrenilmiş çaresizlik’ yaşıyoruz demektir.

Bir kişinin öğrenilmiş çaresizlik yaşadığı nasıl anlaşılır?
Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan kişiler önce heveslerini kaybederler. İsteklerini elde etmenin kendi ellerinde olmadığını öğrenen kişiler, kendi isteklerine karşı ilgisizleşirler. İsteyerek yaptıkları durumlar azalır, mecburi oldukları için işlerini yaparlar. Bu durum yaratıcılığın kullanılmasına ve işlerin verimli olmasına engel olur.

Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan kişilerin bellek ve düşünme yetenekleri zayıflar. Bu kişiler nasıl olsa ben bunu beceremeyeceğim diye düşündüklerinden kafalarını yormazlar. Öğrenilmiş çaresizlik psikolojisinde uzun süre yaşayan bir kişinin davranışları ile sonuçlar arasındaki bağlantıyı görme yeteneği zayıflar. Bu yüzden davranışlarının sonuçlarına karşı özensizleşirler. Bu kişiler kendi seçimlerine değer vermezler. Böylece özgüvenleri de zayıflamaya başlar.

Öğrenilmiş çaresizlik durumunda yaşayanların duyguları zayıflar. Uzun süre acı çeken, ondan kurtulmak için çabaladığı halde başaramayan insan, o acıyı kabullenir. Kurtulmayı düşünemez.

Öğrenilmiş çaresizlik insanları fizyolojik olarak yıpratır. Örnek verecek olunursa bir araştırmada birer dakika arayla kafesine 5 saniyelik elektrik şoku verilen bir kobay farenin, başlarda panik olurken, sekseninci defadan sonra hiç hareketsiz şoku aldığı görülmüştür. Fare acılardan kurtulmak için çabalamak yerine acıyla yaşamayı öğrenmiştir. Bu deneyde 80. elektrik şokundan sonra farenin biyolojik savunma mekanizmasının bile çalışmamaya başladığı, sadece psikolojik değil, fizyolojik olarak bile tepkisizleştiği gözlenmiştir.

Öğrenilmiş çaresizliğin nedenleri

* Sürekli aşağılanma ve hor görülme
* İnsanlara olan güveni kaybetme
* Aynı ya da farklı durumlarda pek çok başarısız sonuçlar olması
* Başkalarının olumsuz yaşamları
* Kişinin kendi psikolojik sorunları
* Kendine olan güven ve güvensizlik sorunları
* Olumsuz çevre koşulları
* Kişinin sosyal ortamındaki hareketsizliği
* Başarılı sonuçların motive edilmemesi
* Sürekli eleştiri alma
* Baskıcı anne ve baba tutumları
* Stresli iş ortamı veya aile ortamı
* Yeniliklere açık olmamak

Yapılması gerekenler
Anne-babalar, çocuklarına “Yine yapamadın” derken bir daha düşünmeli, ona boyunu aşan başaramayacağı baştan belli olan görevler verirken bunu aklının süzgecinden bir kez daha geçirmelidir. Çocuklar ile başarabileceği küçük adımlarla hareket edilirse sonundaki büyük işleri de başaracaklardır. Ancak çocuğa direkt olarak boyundan büyük hedefi gösterirseniz, başaramamaları sonucunda öğrenilmiş çaresizlik geliştirecektir.

Anne ve babaların çocuklarına bu alanda iyi bir model olmaları da gerekmektedir. Çocuklarına doğruları öğretirken kendileri aynı yanlışı yapmamaya özen göstermelidirler. Çok küçük bir başarı takdir edilmeli, yapılan hatalar kabullendirilip, doğrusu öğretilmelidir. Aşırı koruyucu yetiştirmekte çocuklara “sen yapamıyorsun” mesajını verir. Anne ve babanın sürekli tartıştığı ve birbirlerini acımasızca eleştirdikleri ortamda yetişen çocuklar için öğrenilmiş çaresizlik kaçınılmazdır.

Kaynak: Hürriyet Aile

Hakkında Ömer Arslan

Türkçe Öğretmeni ve ayrıca kişisel gelişim aşığı. Amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanır. - www.omerarslan.net
Add Comment Register

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top
Ö. Arslan