Pazartesi , 20 Kasım 2017

Nasıl Kararlı Olacağız?

Nasıl Kararlı Olacağız?

Yeni Hayat Kişisel Değişim Seminer Programı’nda verdiğim birkaç temel mesaj vardır.

Yeni bir hayat, kendimize karşı dürüst olarak, başka insanlara yardım ederek, sorumluluk alarak ve kararlılıkla kurulur. Seminer sırasında değerli katılımcımız Kamil Memiş, “Kararlılığın çok önemli olduğunu gördük, ama bir insan bir amaca ulaşma yolunda nasıl kararlı olabilir?” diye sordu. Soruya doğrudan cevap vermek yerine, seminerde örnek olay olarak kullandığımız filmlerdeki yaşam öykülerini grup olarak tek tek inceledik. Sonucu şöyle özetleyebilirim:

Kararlı olmak için, kelimenin tam anlamıyla hedefe bir odaklanma gerekiyor. Odaklanma eğer metal bir para olsaydı, bir yüzünde odaklanma, diğer yüzünde vazgeçme yazardı. Beş derneğe birden başkan olup aynı anda beşinde birden başarılı olamayız. Birini seçmemiz, dördünden vazgeçmemiz gerekir. Dolayısıyla kararlılıkla ilgili püf noktası, hedefimize odaklanabilmek bir seçim yapmak ve diğerlerinden vazgeçmektir.

20. yüzyıl yaşamlarımızda kalıcı bir etki oluşturacak Bilgi Çağı’nı başlattı. Bilgi Çağı’nın sayısız olumlu etkisinin yanı sıra bir de olumsuz etkisi var. Bu etki, çok miktarda bilginin dikkat dağıtması ve insanların kararlı olmasını engellemesidir. Örneğin, televizyon başlı başına bir dikkat dağıtıcıdır. Rengârenk görüntüler, eğlenceli filmler, müzik ve sohbet programları, haberler, reklamlar, bunların dışında hedefi olan insanların dikkatini dağıtmaktadır. Üniversite sınavına hazırlanırken ya da bir kitap yazmaya çalışırken veya bir dil öğrenmeye çalışırken televizyona takılmak, insanın dikkatini dağıtmaktadır. İnsanların, hedefleri dışındakilere bir anlamda körleşmesi ve sağırlaşması gerekir. Sadece televizyona ya da radyoya değil, internete de… Hedef yönünde kararlılık sağlayabilmenin başlıca yöntemlerinden biri de bazen çevremizdekilere karşı da körleşmek ve sağırlaşmaktır. Çevremizdeki insanlar da dikkat dağıtıcı olabilir. Bu kişiler bazen arkadaşlarımızdır; bazen ailemizden birileridir. Olumsuz sözleri ve yaklaşımlarıyla dikkatimizi dağıtabilirler. Özellikle aile üyelerinin “söylenme” kategorisinden sözlerine cevap vermemek, tartışmaya girmemek anlamlıdır. Arkadaşlardan da farklı etkinlik önerileri getirenlere ya da sürekli dert yananlara karşı sağırlaşmak odaklanmaya imkân verecektir.

Kararlılığın en büyük yakıtı inançtır. İnsanın kendine ve hedefine olan inancıdır. Başarılı olacağına ve performansının kendisine başarı getireceğine inanmayan biri, gerekli hazırlığı yapmaz. Çevremizdekilerin bütün olumsuz sözlerine rağmen, biz kendimize inanmazsak bırakın büyük bir başarı göstermeyi yola bile çıkamayız. Kendine inanmak yapabileceğine inanmak demektir. Bunun yanı sıra kendimize olan inanç, sürekli olmalıdır. Başlangıçta olması yeterli değildir. Elbette kendine inanma, her gün çalışmayla beslenmelidir. Hedefe inanma ise o hedefe ulaşmayı çılgınca isteme ve ödül verilen basamaklarda kendini görebilmektir. Ağrı Dağı’na birlikte tırmandığım arkadaşlarımdan biri, tırmanmadan dokuz ay önce odasına Ağrı Dağı’nın dev bir resmini asmış ve dağın tepesine de kendi resmini yapıştırmıştı. Her sabah uyandığında o resmi görüyordu.

2007 yılında bir asistanıma “Senin için bir mucize olacak olsaydı, ne olurdu?” diye sorduğumda “Kararlı olurdum” demişti. O tarihten beri tüm sevdiklerimin amaçları yönünde kararlı olabilmesi için dua ettim. Allah’tan maddi şeyler değil, davranış kalitemizle ilgili şeyler dilemek hepimize en güzel yaşamı sağlar.

Melih ARAT

Hakkında Ömer Arslan

Türkçe Öğretmeni ve ayrıca kişisel gelişim aşığı. Amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanır. - www.omerarslan.net

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Ö. Arslan