Pazartesi , 20 Kasım 2017

Mutluluğu Seçmek Sizin Elinizde

Mutluluğu Seçmek Sizin Elinizde

İngiltere”de son 10 yılda binlerce kişinin mezun olduğu Kişisel Gelişim ve Liderlik Okulu”nun sahibi ve yöneticisi olan Penny Ferguson”un “Transform Your Life / Hayatınızı Değiştirin” adlı kitabı elden ele dolaşıyor şu sıralar. Bu kitabında Ferguson, insanların mutluluğu seçebileceklerini ileri sürüyor. Kitaptaki önerileri tamamen uygularsanız istediğiniz mutluluğu yakalayabildiğiniz gibi hayatınızı değiştirmeniz işten bile değilmiş.

Ferguson”a göre önce şunları aklınızdan çıkarmamalısınız: Neyi kontrol edip neyi edemeyeceğinizi bilin. Değişimleri belirli özel anlarda gerçekleştirebildiğimizi unutmayın. “Yaşadığım her anı değerlendirirsem üstesinden gelemeyeceğim bir şey yok” anlayışını ilke haline getirin. Üzerinde odaklanacağınız nesneleri seçin. Daha mutlu olmak için olumsuzun yerine olumluyu koyun.

Kendi hayatı mutsuzluklarla dolu
Başkalarına mutluluğu nasıl yakalayacaklarını öğreten Penny Ferguson”un yaşamı mutsuzluklarla dolu. Şu anda 63 yaşında. Tanınmış firmaların huzursuz çalışanlarının, mutsuz ve evlilikleri yolunda gitmeyenlerin aklına gelen ilk isim. Kendi hayatını anlatırken gerçekleri ve mutluluğu 49 yaşında yakaladığını söylüyor sık sık.

Bir evladını kaybettikten sonra, şizofren torununun cesedini teşhis ettiğinde 49 yaşındaydı Ferguson. Teşhisin yapıldığı o gün köpeklerini yanına alarak evinin yakınlarında uzun bir yürüyüşe çıkar. O gün henüz 7 aylıkken annesinin başka bir erkek için kendisini ve babasını terk edişini, her biri birer felaket olan üç evliliğini, büyük bir mirası nasıl erittiğini düşünerek yaşamının muhasebesini yapar. “Phil”in (torunu) ölümünün bir anlamı olmalıydı” diyor. “Bu korkunç olaydan sonra hayatıma bu şekilde devam edemeyeceğimi anladım.”

Geçmişte yaptığı hataları birer birer değerlendirerek bazı kararlar alır o gün: “Olayların ortak paydası bendim. O zamana kadar yaptığım yanlışların sebebini hep başkalarına yüklemişim. Davranışlarımdan kaynaklanan sonuçların sorumlusu benim.”

Kendisini ve babasını başka bir erkek için terk eden annesinin yaptığını kendi çocuklarına asla yapamayacağını söylüyor. Annesinin ardından, milyoner olan babası ünlü bir modelle evlenmiş. Penny şahane üvey annesiyle çok gururlandığını söylüyor. Ne yazık ki ne annesi ne de babası sevildiğini, ilgilenildiğini hissettirmişler ona. Yedi yaşındayken bir yatılı okula gönderilmiş. Genç kız olduğunda Penny hem ailesi hem de etrafı için bir “kabus”muş. O günlerini şöyle anlatıyor: “Kurallardan nefret ediyordum. Gece geç saatlerde pencerelerden aşağıya inip uygunsuz genç erkeklerin motosikletleri arkasında okuldan kaçıyordum. Bütün isteğim fark edilmekti. Sürekli yanlış bir şeyler yaptığım için de fark ediliyordum. Kendimi ispat etmek istiyordum hep ama başarılı olamıyordum.”

Çılgınlıklarla geçen gençlik, yanlış evlilikler ve altı çocuk. İlk koca, metresini tatilde bile yanlarına getirmiş. İkincisi Penny”nin en iyi arkadaşı ile ilişkiye girmiş. Tüm bunlara rağmen kıskançlığın ilişkiler için en büyük düşman olduğunu söylüyor. Şu sözleri ona söyleten yaşadıkları aslında: “Şimdiki aklım olsa, aldattıysa aldattı derdim. Devamlı bu soruyu sormanın ne anlamı var. Kıskançlık duygusu erkeği aldatmaya ittiği gibi kadının ve tabii aynı şekilde erkeğin de güzel şeyleri yaşamasına engel olur. Yeniden sana döndüğünde kafanda sorunlarını bitir. Bitirmezsen sonunda metresiyle tatile bile gelir.”

Altı çocukla tek başına kaldı
Kocaları kendisine kalan onca mirası tükettikten sonra altı çocukla tek başına kalır Penny. Şu anda en iyi arkadaşı olan bir kadın için gündelikçi olarak çalışmaya başlar. En çok o yıllarda gerçekten mutlu olduğunu söylüyor: “Çocuklarımı büyütmeyi çok seviyordum. Paramız yoktu ama çok eğleniyorduk.”

Sonra üçüncü eşine rastlamış. Dennis iş idaresi öğrenmesi için kurslara gitmeye, iş yaşamı ile ilgilenmeye heveslendirmiş onu. Karısının işinde ilerlemesinden çok memnunmuş Dennis ama beraber oturdukları oğlu ile büyük sorunlar yaşıyormuş. “Önceleri oğluma yardım ettiği için çok heyecanlıydı. Bir yere varamayınca büyük hayal kırıklığına uğradı ve kızdı. Oğlum, ölmeden önce ondan ayrılmam için çok yalvardı. Yapamadım” diyor bu konuda. Oğlunun cenaze töreninden sonra Penny terk etmiş kocasını ve bir yıl boyunca bulduğu her “kendine yardım et” kursuna gitmiş. Reiki, yoga, aromaterapi, reenkarnasyon, gelişim atölyesi… Sonra bir fikir gelmiş aklına: İş idaresinin pratik çözümlerini kişinin manevi dünyasını yüceltmek için kullanmak. Sonuç inanılmaz iyiymiş. İnsanlar evliliklerini bile bu yolla kurtarmışlar.

Bütün bunlar 10 yıl önce olmuş. Penny şimdi binlerce mezun veren Kişisel Gelişim ve Liderlik Okulu”nu yönetiyor. Seminer ve yemekli toplantılarda baş konuşmacı olarak yer alıyor. Bu arada geçen yıllar zarfında kendisinin de çok değiştiğini söylüyor: “Artık yalnız olmaktan korkmuyorum. Neyi başarıp neyi başaramayacağımı biliyorum. Mutluluğun bir seçim olduğuna gerçekten inanıyorum. Yaptığım bir şeyin, söylediğim bir sözün yanlış olup olmadığı üzerinde düşünmekle boşuna ne kadar zaman harcamışım.”

Penny Ferguson iddialı. Dediklerini yapmaya bir çalışın isterseniz.

Nevsal ELEVLİ

Hakkında Ömer Arslan

Türkçe Öğretmeni ve ayrıca kişisel gelişim aşığı. Amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanır. - www.omerarslan.net

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Ö. Arslan