Mükemmeliyetçilik Kendini Aldatmak mı?

Mükemmeliyetçilik Kendini Aldatmak mı?

Mükemmeliyetçilik, kişinin hayatında büyük mutsuzlukların sebebi olabilir. Kontrol altında tutulmayan mükemmeliyetçilik ise kişinin diğer insanlara karşı öfkeli bir yapıya bürünmesine sebep olabilir.

Mükemmeliyetçilik, içinde erteleme gibi pek çok aktivite barındırır. Örneğin, yayımlanması için makale göndermek ise akademisyen düşünün. Makaleyi yazar ancak tekrar tekrar okuması gerektiğine karar verir. Belki küçük dokunuşlarla o makale çok daha iyi hale gelecektir. Ancak makalenin yayımlanmaya uygun olduğunu bildiği halde mükemmele ulaşmak için erteler devamlı. Bir mecmuada yayınlamasını istiyor olmasına rağmen göndermez ama öncelikle kabul görüp görmeyeceğini öğrenmek için göndermesi gerektiğini de bilir. Kierkegaard, ertelemeyi ipliğin ucuna düğüm atılmadan yapılan dikişe benzetir. Hareketler doğrudur belki ama pratik bir çözüm sunmaz.

Mükemmeliyetçilerin beklentileri yeteneklerin üstündedir. Bazıları başkalarının yeteneklerini yetersiz görmenin yanında kendi yeteneklerini ise abartma eğilimindedirler. Böyle düşünenler için yanlış bir düşünce olmasına karşın onlar bunu hiç bilmeyecekler. İşte bu kendini aldatmaktır.

Yanlış değerlendirmelere dayanarak insanlar başarıları sonucunda yeteneklerini olduğunun üstünde görebilir. Beklentilerin yetenekler doğrultusunda oluşturulması ise mükemmeliyetçiliğin tam tersi bir davranış olacaktır. Aslında yapmayı beklediklerimizle gerçekten yapabileceklerimiz arasında önemli bir fark vardır. Bazen beklentilerimiz mevcut olan bu farkı artırma eğilimine girebilir. Eğer bu beklentileri biraz olsun uygulamaya dökmeye başlarsak potansiyel yeteneğimizin önüne set çekmiş oluruz.

Herkes yapabileceklerini düşünmek için hayal kurmaya zaman harcıyor. Bunun sonucunda oluşan düşünce zincirleri kişiye yapabileceğini ve yapacağını aşılıyor. Bazı durumlarda bu doğru bir düşüncedir. Ancak faaliyetlerin türlerinin birbirinden farklı olması sebebiyle iyi karşılaştırmalar yapmak gerekir.

İlk faaliyetinde büyük başarı elde etmiş bir kişiyi düşünün. Yeni bir faaliyete giriştiğinde ise başarısını artırmak isteyecektir. Oysa her iki durumun da aynı olduğunu varsayarak yeteneklerini abartır ve hata yapar. Hatası ile karşılaşmak o kişi için faydalı olacaktır, zira asıl potansiyelinin farkına varacaktır ve yeteneklerini abartma eğiliminden vazgeçecektir.

Mükemmeliyetçiliği karmaşık yapan, bir şeyi mükemmel yapmanın istek ve kapasite ile olan ilişkisidir. Evet, her ikisi de hedefe ulaşmak için büyük rol oynar ancak onların varlığı başarıyı garanti etmez. Başarıyı etkileyen pek çok faktör vardır.

Mükemmeliyetçilik, kişide dünyayı kontrol ediyor düşüncesi uyandırır. Böyle düşünen kişi, başarılarında tüm etkenleri kontrol edebileceği yargısına varır. Bu ise başka bir hatalı düşüncedir. Kişi kendine potansiyel yeteneklerinin farkına varmayı konu edinmelidir. Başarıya ulaşmada dünyayı ve tüm etkenleri kontrol edebilirim düşüncesinin yanlış bir yargı olduğunun farkına varmalıdır. Her şeyi kontrol edebileceğini düşünerek kişi kendini imkansızlıkların içine koyar. Bu düşünce sonucunda kişi iki sonuçtan birine ya da her ikisine birden sürüklenir. Birincisi, kişi çevresine karşı hırçınlaşır. Diğer seçenek ise kişi özgüven kaybı yaşar ve kendine güven duygusunu yitirmiş bir halde büyük mutsuzluğa sürüklenir.

(Çeviri)

Hakkında Ömer Arslan

Türkçe Öğretmeni ve ayrıca kişisel gelişim aşığı. Amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanır. - www.omerarslan.net

2 yorum

  1. Güzel makale teşekkürler

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Ö. Arslan