Pazartesi , 20 Kasım 2017

Kendin Ol, Kendin Kal, Hayatı Yakala!

Kendin Ol, Kendin Kal, Hayatı Yakala!

Tercihler, eğilimler, istekler o kadar çok ki!… Arasından birini seçmek, biri olmak, birine ya da birilerine benzemek, ya da kendin olmak. Kaç kişi başardı kendi olmayı, kendi gibi kalmayı başaran? Kaç kişi başardı, kendinden söz ettirmeyi…

Kendin olmak nasıl bir şeydi, kendin gibi düşünmek ve kalabalıklar arasında kendin gibi kalmayı başarmak. Birilerine benzemeden, birilerini taklit etmeden, kendinden vazgeçmeden, kendin gibi kalmak. Birileri varsın a sosyal desin, birileri kalksın tuhaf desin, birileri kalksın çok esrarengiz desin, birileri de kalksın sıradan değil; çok farklı desin… Ama değişmeden, bukalemun gibi şekilden şekle girmeden kirpi ol, sincap ol, ne olursan ol ama kendin ol.

Kendin gibi kalmak, sırdan olmamak, sesinin tonundan bile seçiler olmak, tanınır olmak. İnsanlar arasında, kalplerde, beyinlerde bir iz bırakmak. İşte bence insan olmak belki de böyle bir şey olsa gerek.

Hayatı sevmek; kendini sevmekle başlar. Kendini, kişiliğini, öz benliğini (hatasıyla-sevabıyla, doğrusuyla-yanlışıyla) kabul etmekle başlar. Kendini kabullenmeyi başarabiliyorsan, kendini her yönüyle sevip; güzellikleri yaşatıp, çirkinlikleri törpüleyip sıyırıyorsan hayatından, başkalarına benzemen istemek, başkaları gibi olmak niye!

Başkalarının başarısını, başkalarının duruşlarını, başkalarından bir şeyleri, kendine yakıştırmak, kendine mal etmek niye? Kendin olmak, kendi güzelliğinle, kendi farklılığınla dünyaya yeni bir renk katmak varken, bu benzerlik, bu taklit, bu yok oluş neden… Var olmak, doğaya, yeryüzüne yeni bir renk katmak varken; bu benzerlik, bu keşmekeşlik neden?

İnsan olmak, insan kalmak; insancık olmamak adına, kendin ol, kendin kal; hayatı yakalamanın ilk formülü; KENDİN OLMAK… Kendi renginden renk katmak, kendi ışıltınla etrafına ışık saçmak varken; başkalarının karanlığıyla örtünmek niye. Hayat önce KENDİN OLMAK VE SONRASINDA KENDİN GİBİ KALMAKLA BAŞLAR. Unutmayın ki; taklitler sadece ve sadece aslını yaşatır; sizi ise bu hayat yolunda siler, süpürür…

Meçhul bir mezar gibi, meçhul bir yabancı gibi vedalaşırsın hayatla.

Hayatı kıyısından, köşesinden yakalamayı isteyenlere; kendi rengi, tınısını, ışığını yansıtmak isteyenlere ithaf olunur.

(Alıntıdır.)

Hakkında Ömer Arslan

Türkçe Öğretmeni ve ayrıca kişisel gelişim aşığı. Amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanır. - www.omerarslan.net

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Ö. Arslan