Cumartesi , 22 Eylül 2018

Kategori Arşivi: Hikayeler

Tahta At

Tahta At

Bir gün, bir bilge iki çocuğunu yanına alarak ormanda gezintiye çıktı. Aradan biraz zaman geçtikten sonra küçük olan çocuk yorulmaya başladı ve babasına dönerek: “Babacığım çok yoruldum, beni kucağına alır mısın?” Babasından “Artık sen kucakta taşınamayacak kadar büyüdün.” cevabını alan çocuk, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Bilge tek kelime bile etmeden etrafına bakındı ve yakındaki kuru bir ağaçtan bir çubuk kesip ... Devamını Oku »

Sağır Kurbağa

Sağır Kurbağa

Bizi hedeflerimize ulaşma yolundan bir çok engelin alıkoyduğu bir gerçek. Ama bazı zamanlarda en yakınlarımızın bizi engellediğini hiç düşündünüz mü? Yakın çevremizde kötü niyetle olmasa bile “potansiyelimizi” ortaya çıkarmamızı engelleyen birçok insan bulunabiliyor. Çoğa zaman yanlış yönlendirmelerde bulunarak başarımıza engel olabiliyorlar. Bunun en bilinen örneği ise sağır kurbağa hikâyesidir. Bir kurbağa sürüsü ormanda yürürken, içlerinden ikisi bir çukura düşer. Diğer ... Devamını Oku »

Mutlu Etmek O Kadar Kolay Ki

Mutlu Etmek O Kadar Kolay Ki

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama küçük bir dükkân için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle. Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, ... Devamını Oku »

Fincan Takımı

Fincan Takımı

Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldılar: “Eski gazeteniz var mı bayan?” Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. “İçeri girin de, size kakao yapayım.” dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, ... Devamını Oku »

Siyah ve Beyaz

Siyah ve Beyaz

Ortaokulda iken, sınıf arkadaşlarımdan birisiyle ciddi bir tartışmaya girdim. Onun haksiz olduğundan, kendiminse hakli olduğumdan emindim. Öğretmenimiz bize çok iyi bir ders vermeye karar verdi. Bizi bütün sınıfın önüne çıkardı ve onu masanın bir tarafına, beni de diğer tarafına yerleştirdi. Masanın tam ortasında yuvarlak bir nesne vardı. Siyah renkli bir nesne. Arkadaşıma o nesnenin rengini sordu. Arkadaşım ; ” Beyaz ... Devamını Oku »

Maraton

Maraton

Bir Amerikalı iş adamı ile bir Japon meslektaşı seminere katılmışlardı. Seminer orman içindeki bir otelde düzenlenmişti. Seminere ara verilince iki iş adamı ormanda gezintiye çıkıyorlar. Bir anda ne olduğunu anlayamadan aç bir aslanın üzerlerine doğru koştuğunu gördüler. Her ikisi de kaçmaya başladı. Bir süre sonra Japon birden durdu ve çantasından bir şeyler çıkarmaya çalışıyordu. Bu arada Amerikalı öne geçmişti. Aslan ... Devamını Oku »

Kırlangıçların Ömrü 6 Aydır

Kırlangıçların Ömrü 6 Aydır

Günlerden bir gün diyelim ki bir yaz. Kırlangıcın biri bir adama âşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş: – ” Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım.” Adam: – ” Olmaz alamam. Sen bir kuşsun hiç bir kuş adama âşık olur mu?” kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş: – Lütfen pencereyi ... Devamını Oku »

Takıntılar Mutluluğun Düşmanıdır

Takıntılar Mutluluğun Düşmanıdır

Varlıklı olduğu her halinden belli olan bir adam, Galata Köprüsü’nden yürüyerek geçiyormuş. Bir taraftan sağına soluna bakınırken, bir taraftan da elindeki altınla oynuyormuş. Fakat ne olmuşsa olmuş, altın elinden kayıvermiş ve yuvarlanıp denize düşmüş. Hikâye de bu ya;  o zaman deniz çok temizmiş ve altın, suyun dibinde pırıl pırıl parlıyormuş. Adamcağız çaresizlik içinde öylece bakıyormuş. Teker kırılınca yol gösteren çok ... Devamını Oku »

Seyret, Sus ve Dinle

Seyret, Sus ve Dinle

Bir gün bir dağ güneşle birlikte güne uyandı. Rüzgârın esintisiyle ağaçlarının dallarını sallaya sallaya esneyerek gerindi. Güneş pırıl pırıl ufukta tam karşısından doğuyor, onunla arasında masmavi bir deniz çarşaf gibi günü karşılıyordu. Dedi ki, “Ben ne güzel bir yerdeyim, önüm masmavi bir deniz ve her gün güneş bana gülümseyerek gün başlıyor.” Gökyüzünde küme küme bulutlar pamuk yığınlarını andırıyordu. Martılar çoktan ... Devamını Oku »

Bakışını Değiştirmek

Bakışını Değiştirmek

Bir zamanlar, bir delikanlı bir bilgeye talebe olmak istedi. “Bana talebe olmak zordur.” dedi bilge. “Korkarım, sen bunu başaramazsın.” Ama genç kararlıydı. Kendisinden ne isterse yapmaya hazır olduğunu söyledi. Bilge de ona manevi yoldaki ilk vazifesini verdi: “Bir yıl boyunca, kim seni kızdırmaya çalışırsa ona bir lira vereceksin.” Genç denileni yaptı ve tam bir yıl boyunca kendisini öfkelendirmeye çalışan insanlara ... Devamını Oku »

Scroll To Top
Ö. Arslan