Cumartesi , 15 Aralık 2018

Kategori Arşivi: Hikayeler

Define Sandığı

Define Sandığı

Dilencinin biri yıllardır her gün aynı mahalledeki bir dükkânın bitişiğindeki harabe bir duvar dibinde duran eski bir sandığın üzerine oturur ve dilenirmiş. Bir gün bir bilge oralardan geçiyormuş. Dilencinin hali bilgenin dikkatini çekmiş ve ona doğru yönelerek sormuş: —Üzerine oturduğun sandığın içinde ne var? —Hiç, sadece eski bir sandık, kendimi bildim bileli orada. —Hiç açmayı denedin mi? —Çok zaman önce ... Devamını Oku »

Sorumluluk Sahibi İnsan

Sorumluluk Sahibi İnsan

Saat sabah altı idi; tüm askerlerin sabah içtiması için birliğin önünde dizilmesi gerekiyordu. Ancak saat altıda üç yüz kişilik birlikten ancak iki yüz doksanı hazırdı ve düzensiz bir şekilde duruyorlardı. İçtimadan sonra hep birlikte yaklaşık iki kilometre kadar uzaktaki kahvaltı alanına gideceklerdi. En sona kalan on asker, birlik binasından çıkıp askerlerin arasına karışırken hemen fark edildiler. Bunlardan sadece iki tanesi ... Devamını Oku »

Kalpleriniz Arasına Mesafe Girmesin

Kalpleriniz Arasına Mesafe Girmesin

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş. Öğrencilerden ses çıkmayınca ... Devamını Oku »

4 Kelebeğin Hikâyesi

4 Kelebeğin Hikâyesi

Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve: – Bu ateş aydınlatıcı bir şey! demiş.. İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş… Demiş ki: – Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey! ... Devamını Oku »

Hayatın Yankısı

Hayatın Yankısı

Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlar. Birden oğlan takılıp düşüyor ve canı yanıp “Aaaahhh!” diye haykırıyor. İleriki dağın tepesinden “Aaaaaahhh!” diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor. Merak ediyor ve “Sen kimsin?” diye bağırıyor. Aldığı cevap: “Sen kimsin” oluyor. Bu cevaba kızarak “Sen bir korkaksın” diye cevap veriyor. Ve aynı cevabı alıyor. Çocuk babasına dönüp “Baba! Ne oluyor böyle?” diye ... Devamını Oku »

Bir Kelebeğin Dersi

Bir Kelebeğin Dersi

Bir gün, kozada küçük bir delik belirdi; bir adam oturup kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı izledi. Ardından sanki ilerlemek için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibi geldi ona. Sanki elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamış gibiydi. Böylece adam, kelebeğe yardım etmeğe karar verdi; eline küçük bir makas alıp kozadaki deliği büyütmeye ... Devamını Oku »

Cesaret Yoksa Esaret Vardır…

Cesaret Yoksa Esaret Vardır…

Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye ... Devamını Oku »

Kapıyı İtin, Açılacaktır!

Kapıyı İtin, Açılacaktır!

Kral, emri altındakileri önemli bir görev için sınamak istemiş. Bunun için kralın etrafında birçok güçlü ve akıllı adam toplanmış. Kral onları, daha önce hiç görmedikleri kocaman bir kapının önüne getirmiş ve onlara şöyle seslenmiş: “Siz çevremdeki akıllı ve güçlü insanlarsınız. Benim çözemediğim çok büyük bir problemim var. Bu problemi çözmenizi istiyorum. Burada krallığımdaki en büyük ve en ağır kapıyı görüyorsunuz. ... Devamını Oku »

İyi Niyet ve Samimiyet

İyi Niyet ve Samimiyet

Biri Türk, biri Arap, biri Acem, biri de Rum, dört kişi yeni arkadaş olmuş, bir yerde oturuyorlardı. Ve henüz birbirlerinin dilini de çok iyi bilmiyorlardı. Oradan geçen bir zengin bunlara bir dirhem verdi ve “Yiyecek bir şey alıp karnınızı doyurun!” dedi. Türk olan,”Ben üzüm isterim.” dedi. Arap olan,”Ben inep isterim.” diye tutturdu. Acem olan,”Ben engurdan başkasına razı olmam.” dedi. Rum ... Devamını Oku »

Bu ne?

Bu ne?

80’ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen -45 yaşında ve saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı. Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sohbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümseyerek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: “Bu ne oğlum?” Oğlu şaşkın, cevapladı: “O bir karga baba.” ... Devamını Oku »

Scroll To Top
Ö. Arslan