Pazartesi , 20 Kasım 2017

Az Zamanda Çok İş Bitirme Sanatı

Az Zamanda Çok İş Bitirme Sanatı

Northcote Parkinson’un ünlü kanunu der ki, “Bir iş kendisi için ayrılan zamana yayılır.” Diğer bir deyişle, bir işi yapmak için bir ay zaman biçerseniz, bir ay, iki yıl zaman biçerseniz iki yıl alır. Elbette bir işi bitirme konusunda asgari zamanı, çevre koşulları, konuyla ilgili teknik gelişmişlik düzeyi ve buluşçuluk yeteneği belirler. Ancak bir işi uzatma konusundaki azami zamanın sınırı yoktur.

Yaptığımız her iş için bir zaman biçeriz. Yemek yemek için, ödev yapmak için, sınav sorularını cevaplamak için, bir yere ulaşmak için, bir raporu hazırlamak için, bir satış yapmak için, aklınıza gelebilecek her iş için insan aklında norm süreler vardır. Doktorlar bir hastayı muayene için 10 ila 30 dakikayı yeterli buluyorlar. Bankacılar, müşterilerinin en az 30 dakika bekleyebileceğini varsayıyor. Herkesçe bilinen bir örneği, üniversite öğrenimine ayrılan zamanı inceleyelim. Günümüzde üniversite toplam 4 yıl sürüyor. Belirli bir müfredat için asgari ve azami sınır belirlenmiş. Ancak kimse günümüzde üniversite öğrenimi asgari kaç yılda ve hangi şartlarda tamamlanabilir diye yeniden sormuyor. Bunun sonucu olarak da belki de daha etkili şekilde gerçekleşebilecek bir üniversite öğreniminin süre ve yöntemleri düşünülemez duruma gelmiştir. Diğer bir deyişle, biz üniversite öğrenimi bir yılda ya da üç yılda tamamlanabilir diye bir düşünceyle yola çıksaydık, uygun bir yeniden yapılandırmayla belki de üniversite öğrenim süresini bir yıla ya da üç yıla indirebilirdik. Bu fikre hemen karşı çıkabilirsiniz, ancak amacım bu tür bir tartışmaya girmek değil. Yine de bütün işletmecilik, mühendislik, heykeltraş, psikolog, filolog ya da biyolog eğitimleri, öğrenme süreleri açısından hiç mi farklılık göstermez de, biz stardart olarak bu eğitimleri dört yıla yayarız. diye zihinlerinize bir soru bırakmak istiyorum. Zihinlerimizde bu iş için dört yıl ayrıldığı için, üniversite öğrenimi dört yıl sürüyor gibi görünüyor.

Zamanın Değeri
Acı çektiğiniz bir anda geçen saniyeleri bile derinlemesine hissedersiniz. Zor anlarımızda bazen dakikalar, yaşamın tüm gerçekliğini hissettirirler. Ancak zamanımızın çok önemli bir bölümü, biz hissetmeden akıp geçer. Gün içinde sohbet ederken, televizyon izlerken, uyurken, ağır ağır hareket ederken zaman geçmişe karışır. Yaşamımızın içinde geçen zamanı hissetmemize yol açacak korku, acı, büyük sevinç ve mutluluk gibi uç bir duygu yoksa zamanın değerini anlamayız. Duyguların, zihinsel yoğunlukların azami ölçüde yaşandığı anlarda, geçen saniyeler anlam ve değer kazanır.

Bu durum aklımıza niçin şöyle bir soru getirmiyor? Niçin yaşamımızın içindeki tüm zamanı hissederek yaşamıyoruz? Bu durumun basit cevabını dolaylı olarak Northcote Parkinson vermiş. Bir iş, kendisi için ayrılan zamana yayılır. Belirli bir işi, faaliyeti ya da uğraşıyı, zamanı dolu dolu hissedecek kadar kısa bir sürede yapmıyoruz. Bir benzetme yapacak olursak, değişik süreler alacak on ayrı eylem, faaliyet, iş görüşme yapacak yerde sadece birini ya da birkaçını yapıyoruz. Geniş bir zaman dilimine yayılan tek bir iş, yaşamımızın geçen zamanını da değersizleştiriyor.

Taahhüt Yönetimi
Az zamanda çok iş başarmanın sırlarından bir tanesi, söz vermektir. Söz vermek ya da eski deyimle yapacağını taahhüt etmek, vicdan ve sorumluluk sahibi insanlar için harekete geçirici bir güçtür. İnsanlar, belirli bir işle ilgili söz verirken çoğu zaman o işi yapabilecekleri zaman normunu ele alırlar. Hâlbuki söz konusu işi, norm zamanın üçte birinde yapmayı taahhüt edecek olurlarsa belki de o işi, üçte bir zamanda yapmanın yolunu icat edebilirler. Taahhütlerine sadık kalamasalar, işi norm zamanın yarısında bile bitirseler bile kendilerine ve müşterilerine bir katma değer üretmiş olurlar. Alışık olduğunuz zaman normlarının dışında taahhütlerde bulunmak, geçen zamanı daha iyi değerlendirmeye zorlayan, saniyeleri ya da dakikaları hissettiren itici bir güçtür. Diyelim ki, eskiden bir ayda bir iş yaparken, artık bir ayda aynı işin yanında dört ya da beş farklı iş yapmayı daha taahhüt ettiniz. Ayın sonunda işlerin türüne ve sizin bu işleri becermedeki yetenek ve koşullarınıza bağlı olarak ya bu işlerin hepsi yapılmıştır ya da bir kısmı yapılamamıştır. Ancak ortada bir sonuç vardır. Siz bir önceki aydan daha çok iş yapmışsınızdır. Bu yöntemi sürekli kullandığınız takdirde bir yıllık vadede, bir önceki yıla göre daha çok iş yapmış olursunuz.

Az zamanda yapılacak işler
“Bir iş yapın, ama o işi en iyi siz yapın.” “Çok cephede savaşan yenilir.” Tüm zamanlar için geçerli olan, diğer işleri dışarıda bırakan bu sözlerle, yukarıdaki paragrafta anlatılan, belirli bir zaman diliminde yapılan işlerin tür ve sayısının artmasını öneren Taahhüt Yönetimi konusunu nasıl bağdaştıracağız? Ana işinizin yanında yapacağınız işler daha küçük ve daha farklı işler olmalıdır. Aynı anda birden fazla ana işi başarmaya kalkacak olursanız, büyük olasılıkla o işlerin müşterilerini hayal kırıklığına uğratırsınız. Ancak ana işin yanında, yetişebildiğiniz kadar birden fazla irili ufaklı değişik iş ve uğraşıya zaman ayırmak hayatınızda başka sonuçlara yol açar. Eğer hayatınızda tek bir odak iş varsa (buradaki iş, öğrenim, ailedeki rol ya da çalışılan yer gibi işlerden biridir), bu işte başarısızlıkla karşılaşırsanız, bütün hayatınız başarısızlığa uğramış olur ve bunalıma girersiniz. Ancak hayatınızda ana işin yanında birden fazla irili ufaklı iş ve uğraşı varsa, bazılarında başarılı, bir kısmında da başarısız olursunuz. Ana işin üzerinizde oluşturduğu gerginlik, ana işin yanında yapılan diğer işlere doğru dağılır. Bütün işlerinizde aynı anda başarısız olmayacağınız için (tabii olabilirsiniz de) hayatınızda bir bütün olarak başarısızlığa uğrayamazsınız. Bunun yanı sıra, başarı vadesi daha uzun ana işin sonucunu beklemek yerine, uğraş verdiğiniz diğer alanlardaki küçük zaferler sizi zinde tutar, motive eder.

Melih ARAT

Hakkında Ömer Arslan

Türkçe Öğretmeni ve ayrıca kişisel gelişim aşığı. Amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanır. - www.omerarslan.net

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Ö. Arslan