Pazartesi , 20 Kasım 2017

Aile İçi Hayat ve Başarı

Aile İçi Hayat ve Başarı

Aile içi hayat, yaşamımızın geneline etki eder.

Aile; düzenli bir hayatı, muhabbeti, geleceği, mutluluğu, dayanışmayı temsil eder. Adetlerin, geleneklerin, kültürün yeşerdiği; duygusal ihtiyaçların karşılandığı bir birlik olan aile, hepimiz için bir huzur kaynağı olarak ömür boyu bize eşlik eder. Sıcak ve sevgi dolu bir aile, fertler için bir gurur kaynağı, bir rahatlama, bir mutluluk ortamı ve sevginin, güvenin, kaynaşmanın, dayanışmanın odağıdır.

Yorucu ve stresli bir iş gününün ardından bir an önce evinize, ailenize kavuşmak istediğiniz bir günü hatırlayın… Ailenize kavuştuğunuzda üzerinizden kalkan baskıyı, yüzünüzdeki mutlu ifadeyi, eşinizin, çocuklarınızın size bakışlarını, evinizin kokusunu duyumsamaya çalışın. Hiç birimizin inkâr edemeyeceği bir gerçek şudur ki, bir aile oluşturmak ve mutlu bir ailenin ferdi olmak hayatımızın en büyük mutluluklarından biridir.

Ailenin biyolojik, sosyal, psikolojik, ekonomik ve eğitim gibi işlevleri vardır. Ailenin biyolojik görevi, dinsel geçerlilik kuralları içerisinde cinsel ihtiyaçların karşılanması olarak algılanmamalıdır. Bir aile kurumu için asıl görev, neslin devamının sağlanmasının yanı sıra topluma yararlı bireyler yetiştirilmesidir.

Ailenin varlığını sürdürebilmesi için temel ihtiyaçlarını yeterli derecede karşılayacak ekonomik güce sahip olması gerekir. Bunun için gayri ahlaki ve yasal olmayan yollara başvurmamak esastır. Beslenme, barınma, sağlık, eğitim giderlerinin günümüzün bir türlü düzelmek bilmeyen ağır ekonomik şartları düşünüldüğünde sadece baba tarafından karşılanması kolay değildir. Gerektiği anlarda eşler ve çocuklar da ekip ruhu içerisinde aileye katkı sağlamalıdır. Bir atasözümüzü hatırlayarak birlikten güç doğduğunu unutmayın: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Kişinin hayır yolunda harcadıklarının en sevap olanı, ailesinin ihtiyacına sarf ettiğidir.” Dolayısıyla kazancın harcama yolu aile üzerine olmalıdır. Kazancını içki, sigara ve kumar gibi alışkanlıklar yolunda harcayanlar ve ailelerinin rızkını heba edenler sonunda ailelerini kaybetmeye mahkûmdur.

Aileler sürekli bir gelişimin, iyileşmenin, dinamizmin içerisinde olmalıdırlar. Aile bireyleri hem kendileriyle hem de çevreleriyle sevgi, hoşgörü ve saygı merkezli ilişkiler kurarak kendilerini geliştirmeli, ilişkilerini güçlendirmelidirler. Aile içerisinde mutluluk düzeyinin artırılması, kişilerin ruh sağlığının korunmasını, aile içerisinde psikolojik yapının iyi olmasını sağlar. Kişilik gelişiminde ilk kaynak aile ortamıdır. Temel eğitim kurumu olan aile, eğitim aşamasında çocuğa ahlak, hayata bakış tarzı, dürüstlük, cömertlik gibi kavramlar aşılar.
Anne ve babanın birbirlerine karşı saygılı ve hoşgörülü davrandıkları, çocuklarına sevgi ve şefkat gösterdikleri huzurlu bir aile ortamında yetişen çocuklar, ruhsal açıdan dengeli ve sağlıklı olurlar. Sevmek, sevilmek, değer vermek gibi duyguların en iyi karşılandığı ocaktır aile.

Hayvanlar âleminde bile ailenin önemi büyüktür. Yavrular hayatta kalabilmek için ailenin koruyuculuğuna ihtiyaç duyarlar. Kuşlar, yumurta döneminde ve yumurtadan çıktıklarında beslenebilmek, soğuktan ve yırtıcı hayvanlardan korunabilmek; aslan yavruları da korunmak ve avlanmayı öğrenmek için aileye gereksinim duyarlar. Zebralar ise sürüler halinde bir aile gibi dolaşarak yırtıcı hayvanlara karşı birlik olurlar ve hayatta kalmaya çalışırlar. Dolayısıyla aile, bir güç oluşturmanızı sağlar.

Aile Hayatında Dikkatle Uyulması Gereken Kurallar:
< Her zaman aile büyüklerine saygı, sevgi ve hürmet; küçüklere sevgi ve şefkatle yaklaşılmalıdır. Bu yapıldığı zaman ailenin her ferdi kendini önemli ve değerli hisseder ve diğer insanlara da bu şekilde davranır.
< Aile bireyleri arasındaki paylaşım güçlü bir bağ oluşturur. Paylaşım, kardeşler arasındaki sevgiyi, dostluğu, kardeşliği anlamlı kılar ve pekiştirir. Anne-baba arasında yapılan ve çocukların da dâhil edildiği faaliyetlerde paylaşım, ailenin ne anlam ifade ettiğinin çocuk tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlarken, çocuğun anne-babasına bakışını güzelleştirir.
< Aile içinde her zaman huzurlu bir yaşam amaçlanmalı, maddi konular ve sıkıntılar çok fazla konuşularak ön plana çıkarılmamalıdır.
< Aile fertlerinin ahlaki yapılarının yükseltilmesi sağlanmalıdır. Güzel ahlakın bulunduğu bir ailenin başı her zaman dik ve aydınlıktır.

Mükemmel ve huzurlu bir ailenin oluşabilmesi için en başta gelen şart hiç şüphesiz hak ve sorumluluk dengesidir. Hakların önemsenmediği, sorumlulukların ihmal edildiği aileler, her zaman parçalanmaya ve yıkılmaya mahkûmdur. Şimdi okuyacağınız hikâyede kendinizden bir şeyler bulacağınızı ümit ediyorum.

Dünyanın en başarılı ressamlarından biri sayılıyordu; ama içinde tuhaf bir sezgi yıllar sonra bile hatırlanmasını sağlayacak en önemli eserini henüz yapmadığını söylüyordu. Karar verdi, “en güzel şey”in resmini yapacaktı. Ama günlerce düşünmesine rağmen en güzel şeyin ne olduğunu bir türlü bulamıyordu.

Dalgın dalgın yürürken, karşısına çıkan yaşlı bir adamdan kendisine bir yol göstermesini istedi. “Aradığını herhangi bir mabette bulabilirsin oğlum.” sözleriyle karşılık verdi adam.

Ressam yoluna devam etti. Az ileride nikâh salonundan çıkmış, balayına gitmek üzere olan bir çift gördü. Bu defa aynı soruyu çiçeği burnundaki geline sordu: “Sizce dünyanın en güzel şeyi nedir?” Gelin, eşinin gözlerinin içine bakarak yanıtladı ressamı: “Aşk” dedi. “Aşk, fakirliği zenginliğe, göz yaşlarını gülümsemeye döndürür. Azı çok yapar. Onsuz güzellik olmaz.” Duyduğu bu iki ayrı açıklamayı düşünerek yoluna devam eden ressamın karşısına bir asker çıktı bu kez.

Ressam aynı soruyu ona da sordu. Yüzünde yaşadığı ve gördüğü olayların derin izlerini taşıyan asker fazla düşünmeden cevap verdi ressama: “Dünyanın en güzel şeyi barış, en çirkin şeyi ise savaştır. Barışı bulduğun yerde güzelliği de mutlaka bulursun.”
Sorusuna bulduğu cevaplar ressamı rahatlatacağı yerde daha da kederlendirdi. ‘İnanç, aşk ve barış’ nasıl çizilebilir, nasıl anlatılabilirdi? Evinin önüne geldi. Dalgın bir halde kapıyı açıp içeri girdiğinde “Dünyanın en güzel şeyi nedir?” sorusunun tüm cevaplarını bulduğunu anladı. “Babacığım” diye kendisine koşan çocuğunun gözlerindeki inancı gördü ve Allah’a onu kendisine verdiği için şükretti. “Hoş geldin” diyen eşinin gözleri aşk ve sevgi ile aydınlanmıştı ve evinde askerin sözünü ettiği barış ve huzur vardı.

Hiç zaman kaybetmeden tuvalinin karşısına geçen ressam, kısa bir süre sonra en güzel eserini tamamladı. Tablonun adı “Ailem ve Yuvam”dı.
Ya sizin en güzel eserinizin nedir? Onu tamamladınız mı?

Örnek Bir Ailenin Fertleri Nasıl Düşünür?

< Baktıklarında berrak ve net görmeyi düşünürler.
< Dinlediklerinde iyi duymayı ve anlamayı düşünürler.
< Davranışlarında saygılı ve ölçülü olmayı düşünürler.
< İşlerinde ciddi ve profesyonel olmayı düşünürler.
< Konuşmalarında doğru ve anlaşılır olmayı düşünürler.
< Görünüşleri bakımından sıcak ve cana yakın olmayı düşünürler.
< Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl ve ne zaman soracaklarını düşünürler.
< Öfkelendiklerinde sorunları ve sorunlardan nasıl kurtulacaklarını düşünürler.
< Kazancı gördüklerinde helal kazancı ve adaleti düşünürler.

(Alıntıdır.)

Hakkında Ömer Arslan

Türkçe Öğretmeni ve ayrıca kişisel gelişim aşığı. Amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanır. - www.omerarslan.net

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Ö. Arslan